Sezgin Tanrıkulu'ndan İzmir'deki Cezaevi Ziyaretleri Sonrası Açıklama
CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, İzmir'deki Aliağa Şakran ve Buca Kırıklar cezaevlerini ziyaret ederek tutuklularla görüştü.

CHP Diyarbakır Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili Sezgin Tanrıkulu, İzmir'deki Aliağa Şakran ve Buca Kırıklar cezaevlerini ziyaret etti.
Tanrıkulu, iki ayrı kampüste bulunan yedi cezaevinde CHP'nin Ankara ve İzmir il başkanları, belediye başkanları ile tutuklularla görüştüğünü belirtti.
"Yargının Bağımsızlığı ve Tarafsızlığı Yok"
Ziyaretlerin ardından açıklama yapan Sezgin Tanrıkulu, "Bugün İzmir'de iki ayrı kampüste bulunan yedi cezaevini ziyaret ettim. Aliağa Şakran ve Buca Kırıklar cezaevlerinde; Ankara ve İzmir il başkanlarımızı, belediye başkanlarımızı, dostlarımızı ve hemşehrilerimizi gördüm. Her birinin ayrı soruşturmaları, davaları var." dedi.
Türkiye'de hukuk sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tanrıkulu, "Artık hukuk konuşmayacağım, yargı konuşmayacağım çünkü Türkiye'de yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı yok, hukuk yok. Yurttaşlarımızın yargıya da adalete de inancı kalmamış durumda." ifadelerini kullandı.
"Darbe Dönemlerinde Dahi Böylesine Ağır Örneklerle Karşılaşmadık"
Hukukun yazılı kurallarının yanı sıra vicdan, teamül ve örf gibi yazılı olmayan kuralların da bulunduğunu ifade eden Sezgin Tanrıkulu, bunların da göz ardı edildiğini savundu.
Tanrıkulu, "Söylemem gereken başka bir şey var. Hukukun yazılı kuralları vardır. Siyasetin de yazılı kuralları vardır. Anayasa vardır, Siyasi Partiler Kanunu vardır, seçim yasaları vardır. Demokratik siyasi rekabet bu kurallara göre yürütülür." dedi.
"Bunun yanında yazılı olmayan kurallar da vardır. Vicdan vardır, teamül vardır, örf ve adet vardır. Bugün ise yalnızca yazılı kurallar değil; vicdan da, teamül de, örf ve adet de yok sayılıyor. Böylesine ağır, böylesine kötü bir dönemden geçiyoruz." ifadelerini kullanan Tanrıkulu, cezaevlerinde dinlediği anlatımların bu değerlendirmesini güçlendirdiğini öne sürdü.
Tanrıkulu, "Cezaevlerinde tek tek hikayeleri dinledikçe, yaşananları gördükçe; vicdana, teamüle, örf ve adete bu denli aykırı uygulamaların başka bir dönemde yaşanmadığını bir kez daha gördüm. Darbe dönemlerinde dahi böylesine ağır örneklerle karşılaşmamıştık. Ne yazık ki bugün bunları yaşıyoruz. Ama herkes bilsin ki bununla başedeceğiz. Ya bir yol bulacağız, ya da bir yol açacağız." değerlendirmesinde bulundu.



